|
|
Ana Sayfa
|
Bilgi Edinme Hakkı Kanunu 2007 Yılı İstatistikleri Açıklandı |
|
Saturday, 28 June 2008 |
|
2007 Genel Raporuna PDF dosyası olarak erişebilirsiniz . Aynı şekilde raporla ilgili yayınlanan Basın Açıklamasına da TBMM sayfalarından ulaşmak mümkün.Bu konuyla ilgili BilgiEdinmeHakki.Org incelemesi gelecek hafta içinde sitemizden yayınlanacaktır. Radikal, Bilgi edinme hakkını önemsemedik, 27/06/2008 ANKARA - TBMM’ye, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında 2007 yılında bin 865 başvuru oldu, başvuru sayısı önceki yıla oranla yüzde 18.5 azaldı.TBMM’nin internet sitesinde 2007 yılı "Türkiye Bilgi Edinme Raporu" yayınlandı. Rapora göre, tüm kamu kurum ve kuruluşlarına toplam 939 bin 920 başvuru yapıldı. 2007 yılında başvuru sayısının bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 9 oranında artarken, başvuruların 751 bin 89’unun olumlu, 108 bin 530’unun kısmen olumlu kısmen de olumsuz cevaplandırıldı. TBMM Başkanlığına yapılan bilgi edinme başvuruları 2007 yılında bir önceki yıla göre yüzde 18,5 oranında azalarak bin 865 oldu. Söz konusu başvuruların yüzde 70,5’ini oluşturan bin 316’sı olumlu cevaplandırılırken, 321’i reddedildi, 228 başvurunun ise ilgisi nedeniyle diğer kurum ve kuruluşlara gönderildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi: Şeffaf yönetimin gereği "Bilgi edinme hakkı insan haklarından biri olarak kabul edilmektedir. Kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmaları, demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerinin de gereğidir. Bu hak bazı ülkelerde anayasal düzeyde, bazılarında da ülkemizde olduğu gibi yasa düzeyinde düzenlemelerle güvenceye alınmıştır. Bilgi edinme hakkı, idareye işleyişi konusunda her an bilgi verme yükümlülüğünü getirmekte ve idareyi hukuk devleti olma idealine bağlı tutmaktadır. Aynı zamanda bireylerin, yönetimi sorgulayabilme ve yönetime katılma kanallarını da genişletmektedir. Ülkemiz açısından, her yıl bir öncekine göre başvuruların artması, olumlu cevap oranının yüksek olması ve uygulamada bazı aksaklıklara rağmen sistemin genelde sağlıklı işlemesi sevindiricidir. Bu durum bilgi edinme kültürünün hem kurum ve kuruluşlarımız ve hem de vatandaşlarımız nezdinde gittikçe artan oranlarda benimsendiğini ve sistemin sağlıklı şekilde yerleştiğini göstermektedir." (aa) |
|
|
BiaNet: "Jandarma Talebi Değil, Kişisel Verilerin Korunması Kanun Tasarısı Sorunlu" |
|
Wednesday, 18 June 2008 |
Avukat Mehmet Uçum "Jandarmanın itirazından önce bu kanun tasarısında temel felsefe problemli. Tasarı veri sahibini korumak olmalıyken ağırlık verileri toplayanların hukukunu korumak şeklinde ortaya çıkıyor" diyor. "Bu tasarı kişisel veri sahibini koruyan bi tasarı mıdır? Hayır. Bu tasarının amacı veri sahibini korumaktır, tasarının temel problemi budur." Bianet'in görüştüğü avukat Mehmet Uçum Kişisel Verilerin Korunması Kanun tasarısındaki temel problemin, Jandarma Genel Komutanlığı'nın 'suçu önleme' gerekçesiyle kişilerin siyasi düşünce, din, mezhep, özel yaşamlarıyla ilgili bilgileri işleme yetkisi talep etmesi olmadığını, tasarının verileri toplanan kişilere güvence getirmediği olduğunu" söyledi. |
|
Devamını oku...
|
|
|
BilgiEdinmeHakki.Org: Bırakın, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı Sayesinde Mahrem Kalalım! |
|
Wednesday, 18 June 2008 |
BIRAKIN, KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU TASARISI SAYESİNDE MAHREM KALALIM!Nilgün Başalp, LL.M. ve Dr. Leyla Keser Berber (Istanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim Teknolojisi Hukuku Merkezi) tarafından kamuoyunu aydınlatma amacı ile yazılan 18 Haziran 2008 tarihli yazı BilgiEdinmeHakki.Org tarafından yayınlanmıştır.Toplumsal yaşamda var olmanın bir parçası olarak düşünülen tüm ilişkilerimiz kişisel bilgilerimizin üçüncü kişilerle ve özellikle devletle paylaşılmasını zorunlu kılmaktadır. Devlet karşısında vergi mükellefi olmak, taşınmaz maliki olmak bu açıdan sadece birer örnektir. Ancak aynı zamanda bir dernekle kurulan üyelik ilişkileri, bir okul ya da üniversite ile kurulan öğrencilik ilişkileri, bankalar ya da şirketlerle kurulan müşteri ilişkileri kişisel verilerimizin işlenmesini zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda düşünüldüğünde bireyi ilgilendiren birçok sosyal etkileşim aslında kendisi hakkında veri toplanabilen bir faaliyete dönüşebilmektedir. Özellikle bilgi çağının beraberinde getirdiği hızlı ve kolay bilgi toplama/edinme olanakları düşünüldüğünde kişisel verilerin korunmasında hukuk düzenimiz önemli bir eksiklik gösterdiğini söylemeliyiz. Zira bugün çevremizin şahsımızla ilgili bildiklerini öğrenme olanağından yoksun olduğumuz gibi, kişi varlığımızı bu bilgiye sahip güçler karşısında etkin bir şekilde koruma olanağına da sahip değiliz. Mevcut hukuk düzenimiz bu korumayı sağlama noktasında yeterli değildir.
Adalet Bakanlığı Kanunlar Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve halihazırda mecliste bulunan kişisel verilerin korunması kanunu tasarısı, “amaç” bölümünde; “kişisel verilerin işlenmesinde kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı ile temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin uyacakları esas ve usulleri düzenlemektir” şeklinde bir ifadeye sahiptir. Diğer bir deyimle kanunun amacı bir değer olarak kişiyi ve kişiyi belirli veya belirlenebilir kılan ve kişisel veri olarak adlandırdığımız bilgileri (kişinin kimlik bilgileri, ikamet adresi, cep telefonu, email adresi, IP numarası, cinsel tercihleri, ideolojik yaklaşımları, dini görüşleri, ırki kökeni gibi bilgileri) koruma altına almaktır.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Radikal: Herkesi fişlemeden rahat etmeyecekler |
|
Wednesday, 18 June 2008 |
|
18/06/2008 (Denız Zeyrek / Yurdagül Şimşek)
Kişisel Verilerin Korunması Kanun tasarısı kağıt üstünde temel hak ve özgürlükleri korumak içindi. Ancak gerçek yaşamda büyük fişlemenin kapılarını açıyor. ANKARA - Hükümet, vatandaşların şahsi bilgilerini korumak için TBMM'ye sunduğu yasa tasarısında kaşıkla verdiğini kepçeyle geri almaya hazırlanıyor. 'Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı' eğer Meclis'e sunulduğu gibi kabul edilirse vatandaşların banka, dernek, vakıf, sendika, şirket, kamu kuruluşu gibi yerlerde toplanan bütün kişisel verilerinin, 'suç oluşumu ve suçun önlenmesi', 'kamu yararı', 'milli güvenlik' gibi gerekçelerle güvenlik güçlerince kullanılmasının önünde yasal bir engel kalmayacak.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
NTVMSNBC: Jandarmadan mahrem talepler |
|
Wednesday, 18 June 2008 |
Jandarma Genel Komutanlığı, “suçu önleme” gerekçesiyle özel hayata ilişkin kişisel bilgileri işleme yetkisi isteğini, resmi bir yazı halinde TBMM’ye bildirdi. ANKARA - Kişisel Verilerin Korunması Kanun Tasarısı’nın TBMM Adalet Alt Komisyonu’nda görüşülmesi sırasında, Emniyet, MİT ve Jandarma istihbaratı “suç ve suçluyla mücadele” gerekçesiyle kamu ve özel kurumlardaki bilgilere erişim ve dosyalama yetkisi isteyince tartışma çıkmış; muhalefet bu üç kurumun, vatandaşın psikolojik ve fiziki sağlığından hangi partiyi desteklediğine kadar tüm özel hayat bilgilerine erişip “fişlemesi”ne karşı çıkmıştı. Komisyon Başkanvekili AK Parti’li Hakkı Köylü de tartışmalar üzerine toplantılara ara verdi, tüm kurumlardan tasarıya ilişkin tekrar görüş alınmasını istemişti. Komisyon’a yazılı görüş bildiren ilk kurum Jandarma Genel Komutanlığı oldu. |
|
Devamını oku...
|
|
| | << Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 1 - 9 Toplam: 83 |
|
|