NTVMSNBC: Jandarmadan mahrem talepler

Jandarma Genel Komutanlığı, “suçu önleme” gerekçesiyle özel hayata ilişkin kişisel bilgileri işleme yetkisi isteğini, resmi bir yazı halinde TBMM’ye bildirdi.

ANKARA – Kişisel Verilerin Korunması Kanun Tasarısı’nın TBMM Adalet Alt Komisyonu’nda görüşülmesi sırasında, Emniyet, MİT ve Jandarma istihbaratı “suç ve suçluyla mücadele” gerekçesiyle kamu ve özel kurumlardaki bilgilere erişim ve dosyalama yetkisi isteyince tartışma çıkmış; muhalefet bu üç kurumun, vatandaşın psikolojik ve fiziki sağlığından hangi partiyi desteklediğine kadar tüm özel hayat bilgilerine erişip “fişlemesi”ne karşı çıkmıştı. Komisyon Başkanvekili AK Parti’li Hakkı Köylü de tartışmalar üzerine toplantılara ara verdi, tüm kurumlardan tasarıya ilişkin tekrar görüş alınmasını istemişti. Komisyon’a yazılı görüş bildiren ilk kurum Jandarma Genel Komutanlığı oldu.

 

Jandarma Genel Komutanlığı yazısında, suçu önleme görevini yapabilmek için, jandarmaya da özel nitelikteki kişisel verilerin işlenmesi yetkisi tanınmasını istedi. Anadolu Ajansı’nın haberine göre, Jandarma Genel Komutanlığı, tasarının bazı hükümlerinde bu amaçla değişiklik istedi.

“HAKLI ÇIKAR” YERİNE “KANUNİ GÖREV”
Tasarıda kişinin temel hak ve özgürlükleri ile meşru çıkarlarına zarar vermediği sürece, “veri kütüğü sahibinin kendi haklı çıkarları” için kişinin rızası bulunmaksızın veri işlenmesine olanak sağlandığını belirten Jandarma, “kendi haklı çıkarları” ibaresinin, oldukça geniş kapsamlı ve belirsiz nitelikli olduğunu savundu. Yazıda, bunun yerine “kanunlarla verilen görev ve yetkilerin yerine getirilmesi amacıyla…” ifadesinin konulması istenildi.

ÖZEL HAYATI KORUYARAK İŞLEME YETKİSİ!
Tasarıda “kişilerin ırk, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep veya diğer inançları, dernek, vakıf ve sendika üyeliği, sağlık ve özel yaşamları ile her türlü mahkumiyetlerine ilişkin kişisel verilerin işlenemeyeceğine” yer verildiğine dikkat çekilen yazıda, ancak bu verilerin, özel hayatın ve aile hayatının gizliliğinin korunmasını sağlayacak yeterli önlemlerin alınması şartıyla bazı hallerde işlenmesine olanak sağlandığı belirtildi.

Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu ile yönetmeliklerde, jandarmaya suçun önlenmesinin sağlanması amacıyla gerekli tedbirleri alma ve uygulama yetkisi verildiği hatırlatıldı. Bu kapsamda, jandarmanın kendi sorumluluk alanında “suç işlenmesinin önlenmesi” amacıyla iletişimin tespit edilmesi, dinlenmesi, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ve kayda alınması ile teknik araçlarla izleme yapılması yetkisi tanındığını kaydedildi.

SUÇU ÖNLEMEK AMACIYLA ÖZEL YETKİ
“Suçun soruşturulması kadar, suçun işlenmesinin önlenmesinin de önemli olması sebebiyle önleyici kolluk faaliyetlerinin yürütülmesi sırasında özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesine imkan tanınmasının, görevin gereğince yerine getirilmesini sağlayacağı değerlendirilmektedir” görüşü belirtilerek, bu nedenle özel nitelikteki kişisel verilerin işlenmesine, “suçun soruşturulmasında” olduğu gibi “suçun önlenmesi” için de olanak sağlanması istendi.

İSTİSNA KAPSAMI GENİŞLETİLSİN
Kişisel verilerin işlenmesine ilişkin istisnaları düzenleyen madde kapsamına “özel niteliği olan kişisel veriler” ile “kişisel verilerin üçüncü kişilere aktarılmasının” da alınmasını isteyen Jandarma, Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun oluşumuna da itiraz etti.

KORUMA KURULU’NDA KADROLAŞMA UYARISI
Kurulun, Bakanlar Kurulu’nca seçilen 7 üyeden oluşacağının öngörüldüğü ancak, adayların nasıl belirleneceğine ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği ifade edilen yazıda, kişi hak ve özgürlükleri ile doğrudan ilişkili bir görev yürütecek ve yetkilerini bağımsız olarak kullanacak özerk bir kurulun üyelerinin tek bir makam tarafından seçilmesinin, kurulun bilimsel ve idari özerkliğini olumsuz etkileyeceği ve kadrolaşmalara sebebiyet verebileceği ileri sürüldü.

Yazıda, Kurul’a aday gösterilmesi ve üye seçiminin farklı makamlar tarafından yapılması istenerek, bu amaçla kurulun öğretim üyeliği yapmış üyeleri için Yükseköğretim Kurulu, kamu hizmetinde çalışma şartı aranan üyeleri için bakanlıkların, özel sektörde çalışma şartı aranan üyeleri için de meslek kuruluşlarının göstereceği adaylar arasından Bakanlar Kurulu’nca seçim yapılmasının uygun olacağı savunuldu.